“Klasik tarihçilik geleneği[nin]... en büyük mahzuru, İslam tarihinin
ana gelişim sürecini etkileyen coğrafya, ekonomi, siyaset ve din gibi
dört temel dinamiğin dikkatlerden uzak kalmasına sebebiyet
vermesidir. Bu dinamiklerin tetiklediği kırılma ve dönüşümlere
dikkat edilmediği... için İslam toplumlarının uzun asırlar boyunca
geçirdikleri tekâmül ve değişim süreci... çoğu zaman tatmin edici bir
şekilde... kavranamamaktadır. Bu sebeple... belki daha sağlıklı bir
tarih bilincine sahip olunmasını sağlayacak farklı bir İslam tarihi
yazımı denenmelidir. Bu tarih yazımı, İslam tarihindeki büyük
siyasal, toplumsal, kültürel ve zihniyet kırılmalarının ve bunların yol
açtığı dönüşümlerin ve sonuçlarının analizi üzerinden temelde
alışılmış tarih anlatılarından farklı, zihniyet ve kültür tarihi odaklı bir
tarihyazımı olabilir.”
Esasen İslam zihniyet ve kültür tarihi ve heterodoksisiyle ilgili
temel referans niteliğindeki eserleriyle bilinen Ahmet Yaşar Ocak,
bu kitabıyla alternatif bir İslam tarihi perspektifi ortaya koyuyor.
Farklı Bir İslam Tarihi, “eleştirisiz ve yorumsuz” hamasî tarih
yazıcılığına karşı, merakı diri tutan, araştırıcı bir anlama çabası.
“Teferruatın” berisindeki “dip dalgaları” görmeye dönük bir çaba...
Müslümanları karşı karşıya getiren iç savaşlar, hilafetin monarşiye
dönüşümü, siyasal gücün Türklere intikali, Moğol istilasının etkileri,
fetihler ve mevalî sınıfının yükselişi, mezheplerin oluşumu, Mehdi
inanışı, tasavvuf... Ocak, İslam tarihinin bu tayin edici kırılma ve
dönüşümlerinin analizini yapıyor. Bunu yaparken, tarihsel sosyoloji
ve sosyal psikoloji bakış açısından, İslam’ın tarihiyle beraber İslam
tarihi yazımının da bir eleştirel tarihini yazıyor