İşini ve şehri terk edip hiç de pastoral olmayan, salaş bir mezra halindeki ücra bir kırsalda dökük bir baraka kiralayan genç ve deneyimsiz bir çevirmen, Nat, Natalia.
Bir köpek.
Çıkarcı, meraklı, dedikoducu taşra insanları.
Yalnızlar topluluğu.
Kırsalın ortasındaki klostrofobi.
Hiçbir şey olmazken hep bir şeyler olacağı hissiyle yaşanan, ne kadar şans verseniz de misafirperver olmayan bu ortamda hayatta ve ayakta kalmaya çalışan, yönünü şaşıran, kendini arayan herkes gibi biri Nat.
Bir Aşk, aşk romanı değildir; karanlık bir atmosferin, umulmadık cehennemlere açılan rahatsız edici insan ilişkilerinin, hislerin romanıdır. Karakterlerle kurulan ilişkinin emp ati kadar mesafeli düşüncelere de kapı araladığı; güvensiz, takıntılı, endişeli modern zihne, hayatın yaban ve rahatsız edici merkezine yolculuğun romanı. Bu yola böylesine yalın bir anlatımla, gösterişsiz ama kesin ifadelerle yaklaşmak ise nadiren mümkündür. Sara Mesa, Bir Aşk'ta bunu başarıyor.
"Bir Aşk, Mesa'nın en iyi romanlarından biri; tünemiş bir kuş gibi gergin ve latif."
Mariana Enriquez
"Hitchcockvari bir gerilim..."
Tatiana de Rosnay
"Natalia'nın hikâyesi okura 'mutluluğun huzursuzluğu' üzerine düşünme fırsatı verirken, cinsellik ve duygularla ilgili tüm gelenekleri sorgulamasına da olanak tanıyor."
El País
"Sara Mesa, modern İspanyol romanına çok önemli meyveler verecek yeni bir anlatı sesi getirdi... Korku ve örtük şiddetle yozlaşmış, uğursuz iktidar ilişkileriyle görülen bir hesap."
El Mundo